Akhiza (Gürcüce: ახიზა) yer adı, muhtemelen Gürcücede "geçici sığınma" anlamına gelen hizvna (ხიზვნა) ya da "sığınan kişi" anlamındaki hizani (ხიზანი) kelimeleriyle ilişkili olup, bu durum yerleşimdeki kalenin dış tehditler karşısında bir sığınak işlevi görmesiyle bağlantılı görünmektedir. Ad, Türkçeye de büyük ölçüde aynı biçimde aktarılmıştır.
Günümüzde Ardanuç ilçesine bağlı Ferhatlı Köyü olarak bilinen bu yerleşim, Ardanuç'un yaklaşık 5 km batısında yer almakta ve tarihsel süreçte hem askeri hem de dini açıdan önemli bir merkez olarak öne çıkmaktadır.
Akhiza, Gürcü Kralı Vakhtang Gorgasali'nin 5. yüzyılda Tao-Klarceti bölgesinde kurdurduğu piskoposluk merkezlerinden biri olarak bilinmektedir. Yerleşimde piskoposluk merkezi olan kilisenin yanı sıra, kalıntıları günümüze ulaşan ve 9.-10. yüzyıllara tarihlenen 2 Gürcü kilisesi daha bulunmaktadır. Bu durum, Akhiza'nın Orta Çağ boyunca bölgesel bir dini merkez niteliği taşıdığını göstermektedir.
Yerleşimin en dikkat çekici yapısı olan Akhiza Kalesi, kitabesiz olmakla birlikte Ardanuç Kalesi ile benzer bir tarihsel süreç içinde değerlendirilmekte ve 5. yüzyılda Vakhtang Gorgasali döneminde onarılarak kullanıldığı kabul edilmektedir. Kale, Ardanuç Çayı vadisine paralel uzanan kayalık bir yükselti üzerine kurulmuş olup, stratejik konumu sayesinde vadiyi denetleyen bir noktada yer almaktadır.
Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde "Harbe Kalesi" olarak anılan yapıdan günümüze sur duvarlarının bir bölümü ulaşmış, ancak genel olarak yapı büyük ölçüde tahrip olmuştur. Savunma sistemi, iri kulelerle güçlendirilmiş surlardan oluşmakta; iç kısımda yer alan dikdörtgen planlı ana kulenin ise yıkılmış olduğu görülmektedir.
Kaleye ait savunma düzeninin önemli unsurlarından biri de doğal ve yapay mağaralardan oluşan ağdır; bu sistemin kökeni 6. yüzyıla kadar götürülmekte ve Artavaz ile ilişkilendirilmektedir. Yapıda, düzenli sıralar hâlinde yerleştirilmiş dikdörtgen taş blokların kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Akhiza'daki dini mimari kalıntılar da yerleşimin tarihsel önemini desteklemektedir. Köyün doğu kesiminde, küçük bir yükselti üzerinde yer alan salon planlı ve küçük ölçekli bir kilisenin kalıntıları günümüze ulaşmıştır (41°8'24.95"N; 41°59'50.89"E). Bu yapıda özellikle doğu duvarının bir bölümü, apsisin yarım daire formu ve güney duvarın bir kısmı ayırt edilebilmektedir. Kaplama taşlarının büyük ölçüde sökülmüş olduğu yapı, sarımsı tonlarda kesme taş ve harç kullanılarak inşa edilmiştir.
Köyün güney kesiminde ise daha büyük boyutlu, yine salon planlı bir başka kilise yer almaktadır (41°7'57.30"N; 42°0'15.75"E). Bu yapının üst örtüsü tamamen çökmüş, duvarları ise ciddi ölçüde zarar görmüştür. Batı cephede kemerli bir giriş açıklığı korunmuş olup, apsis duvarının alt kesiminde dış kaplamaya ait kaba işlenmiş taşların bir kısmı günümüze ulaşmıştır.
Tüm bu bulgular, Akhiza'nın yalnızca bir savunma noktası değil, aynı zamanda güçlü bir dinsel ve idari merkez olarak Orta Çağ Tao-Klarceti coğrafyasında önemli bir yer tuttuğunu ortaya koymaktadır.