Ardanuç Kalesi Gürcüce Artanucis Tskhe ve Türkçe Gevhernik Kalesi olarak geçmektedir. Ardanuç isminin kökeni ise bilinmemektedir. Antik Çağ kaynaklarında Ardanuç adına rastlanmaz. Ancak Yunan matematikçi ve coğrafyacı Klaudios Ptolemaios'un MS 2. yüzyılda İberia Krallığı kenti olarak sözünü ettiği Artanissa'nın Ardanuç olduğu sanılmaktadır. Kale ile ilgili doğrudan ilk bilgi Gürcü kaynağı Kartlis Tskhovreba'da verilmektedir ve İberia kralı Vakhtang Gorgasali tarafından 5. yüzyılda inşa edildiği aktarılmaktadır.
Kale, tarihî Klarjeti bölgesinde, Ardanuç Nehri kıyısında yer almaktadır. Ardanuç Kalesi, eski şehrin üzerinde yükselen dik bir kaya kütlesinin zirvesinde yer almakta olup ölçüleri yaklaşık 220×55 metredir. Kale içerisinde birkaç yapının sınırlı kalıntıları mevcuttur; bunlar arasında Petrus ve Pavlus Kilisesi'nin doğu duvarları ve çok az da olsa duvar resimlerine ait izler bulunmaktadır.
IX. yüzyılda I. Aşot Kuropalates, Emevi halifesi II. Mervan tarafından yıkılan kaleyi yeniden inşa etmiş ve burayı başkent hâline getirmiştir. Aşot Kuropalates, 826 yılında Ardanuç Kalesi'ndeki kiliseye defnedilmiştir. IX. yüzyılın sonlarından itibaren kale, I. Aşot'un soyundan gelenlerin hâkimiyetinde kalmış, 1010 yılında birleşik Gürcistan'ın ilk kralı III. Bagrat tarafından ele geçirilmiştir. XIII. yüzyıldan itibaren kale, Atabeylerin mülkü olmuş, XVI. yüzyıldan sonra ise Osmanlı Devleti'nin hâkimiyetine girmiştir.














