Altıntepe, Erzincan şehir merkezinin yaklaşık 15 km doğusunda, Erzincan-Erzurum karayolunun hemen kuzeyinde yer alan ve Erzincan Ovası'na hâkim konumuyla dikkat çeken önemli bir arkeolojik yerleşimdir. Yaklaşık 60 metre yüksekliğinde ve 200 metre çapında volkanik bir tepe üzerinde kurulu olan bu merkez, stratejik konumu sayesinde özellikle doğu-batı yönlü ticaret ve ulaşım yollarının denetiminde önemli bir rol üstlenmiştir. Yapılan arkeolojik araştırmalar, Altıntepe'nin İlk Tunç Çağı'ndan başlayarak Orta Çağ'a, hatta 15. yüzyıla kadar kesintili de olsa iskân gördüğünü ortaya koymaktadır. Ancak yerleşimin en parlak evresi Urartu Krallığı dönemine, özellikle MÖ 8. yüzyıla tarihlenmektedir. Bu dönemde Altıntepe, Urartu Devleti'nin kuzeybatı sınırında yer alan önemli bir idari ve askeri merkez niteliği kazanmıştır.
1959-1968 yılları arasında Prof. Dr. Tahsin Özgüç başkanlığında gerçekleştirilen kazılar, tepenin üzerinde oldukça iyi korunmuş bir Urartu yerleşimini gün ışığına çıkarmıştır. Bu çalışmalar sonucunda iç içe iki sur sistemiyle çevrili bir kale düzeni içerisinde tapınak-saray kompleksi, sütunlu kabul salonu (apadana), depo yapıları, çeşitli mekânlar, açık hava tapınağı ve tepenin güney yamacında yer alan üç adet yer altı oda mezarı tespit edilmiştir. Yapıların büyük ölçüde taş temel üzerine kerpiç duvar tekniğiyle inşa edildiği ve planlı bir mimari anlayışın ürünü olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim kale içerisindeki kanalizasyon sisteminin yapıların altından düzenli biçimde geçirilmiş olması, bu planlı yerleşim düzeninin önemli bir göstergesidir.
Altıntepe'de ele geçirilen arkeolojik buluntular arasında fildişi objeler, metal eserler, miğfer ve kalkanlar, seramikler ile duvar resimleri dikkat çekmektedir. Ayrıca çivi yazılı tunç eserler üzerinde Urartu krallarına ait isimlerin bulunması, yerleşimin siyasal ve idari önemini ortaya koymaktadır. Tanrı, insan ve hayvan figürleriyle zenginleşen bu buluntular, Urartu sanatının gelişmiş estetik anlayışını yansıtmaktadır. Bu eserlerin önemli bir bölümü günümüzde Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. Yerleşim, Urartu döneminin ardından Pers, Bizans ve Anadolu Selçuklu dönemlerinde de kullanılmaya devam etmiştir. Özellikle Bizans dönemine ait kilise kalıntıları ve sur izleri, Altıntepe'nin sonraki evrelerde de stratejik önemini koruduğunu göstermektedir. Ancak bu geç dönem yerleşimleri, Urartu katmanlarının kısmen tahrip olmasına da yol açmıştır.











