Erzurum'un Tortum ilçesine 26 kilometre batı mesafede, bugünkü Kapıkaya (Keğik) Köyü'nün 1 kilometre kuzeyinde yer alan ve deniz seviyesinden 2188 metre yükseklikte konumlanan Kapıkaya Kalesi, köy zemininden 110 metre yükseklikteki sarp bir ana kaya kütlesi üzerine kurulmuş, üzerinde herhangi bir inşa kitabesi barındırmayan ancak bölgedeki geçiş güzergâhlarını kontrol altında tutan stratejik bir karakol yapısıdır. Kalenin en hayati askeri ve ekonomik misyonlarından biri, hemen batısında yer alan ve Urartu Krallığı'nın bölgedeki egemenliğini pekiştirmek, tarım ile günümüzde de aktif olarak sürdürülen hayvancılık faaliyetlerini desteklemek amacıyla inşa ettiği hayati sulama göletini muhafaza etmektir.
Mimari açıdan iki farklı evrenin ve tekniğin izlerini taşıyan tahkimatın orijinal çekirdeğinde, Urartu mimarisinin en belirgin özelliklerinden olan, dış yüzeyleri özenle tıraşlanıp düzleştirilmiş devasa taşların harçsız şekilde üst üste yığılmasıyla oluşturulan kiklopik duvar tekniği kullanılmıştır; kalınlığı 2.80 metre ile 3.40 metre arasında değişen bu antik surlar günümüzde halen 4.5 ila 5 metre yüksekliğe kadar varlığını korumaktadır. Sonraki kullanım evrelerinde ise bu orijinal yapının üzerine yaklaşık 2 metre genişliğinde yeni beden duvarları ve savunma hattını güçlendiren dışa taşıntılı, yarım daire planlı burçlar eklenmiş, bu bölümlerdeki iri moloz taşlar Horasan harcına benzer mukavemeti yüksek yoğun bir malzeme ile birbirine tutturulmuştur. Zaman içerisinde dış cephedeki harç dolgularının dökülmesiyle taş aralarında yer yer boşluklar meydana gelmiş olsa da, surların ve burçların son derece masif ve kalın inşa edilmiş olması yapının genel mimari formunu korumasını sağlamış, iklimsel şartlara bağlı tahribat ise ağırlıklı olarak üst sur seviyelerinde sınırlı kalmıştır.








