Erzurum'un Köprüköy ilçesine bağlı Güzelhisar Köyü sınırlarında, Aras Nehri'nin sağ kıyısındaki son derece sarp ve yüksek kayalıklar üzerinde yükselen Güzelhisar (Avnik) Kalesi, Anadolu'nun doğuya açılan en kritik geçiş güzergâhında yer alması sebebiyle tarih boyunca stratejik açıdan büyük mücadelelere sahne olmuş ve asırlar boyu farklı medeniyetlerin kesişim noktasında bulunmasından ötürü çok dilli bir isimlendirme mirası geliştirmiştir. Kalenin eteklerinden fışkıran meşhur soğuk ve kaliteli su kaynakları, bölgeye hâkim olan her kültürün adlandırma diline doğrudan yansımış; İranlılar tarafından Farsçada "güzel ve iyi su" anlamına gelen "Âb-ı Nîk" olarak konulan kök isim, zamanla dil kuralları çerçevesinde kısalarak günümüzdeki "Avnik" formuna ulaşmıştır.
Kökenleri Urartu Dönemi'ne kadar uzanan kalenin altındaki köyde yer alan Urartu yazıtı, kayaya oyulmuş basamaklar ve iki su sarnıcı bu tabakayı arkeolojik olarak belgelerken; Urartu Kralı II. Sarduri (MÖ 764-735) dönemine ait çivi yazılı bazalt blok, kalenin bu dönemdeki inşasını kesinleştirmektedir. Geç Antik Çağ ve Orta Çağ boyunca kritik bir sınır karakolu görevi üstlenen kale, Doğu Roma ve Sasani İmparatorlukları arasındaki 387 yılı sınır paylaşımında Sasanilerin kontrolüne geçmiş, 922-923 yıllarında Bizans İmparatorluğu tarafından ele geçirilmiştir. Malazgirt Zaferi'nden sonra Saltuklular tarafından alınarak onarılmış, bir dönem Gürcülerin eline geçmiş ve ardından İlhanlı hâkimiyetine girmiştir. İlhanlılar döneminde altın çağını yaşayan Avnik, 1332 yılında kendi darphanesinde ilk gümüş sikkesini basmıştır.
1394'te 43 günlük çetin bir direnişin ardından kaleyi düşüren Timur, iç kaledeki bey sarayı da dâhil olmak üzere tüm yapıları yıktırmış, burayı bir askeri üs olarak yeniden inşa etmiştir. 1410'larda yeniden Karakoyunluların, ardından Safevilerin kontrolüne giren kale, Kanuni Sultan Süleyman'ın Doğu Seferi ile kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır. Günümüzde Orta Çağ sur duvarlarının büyük bir kısmı, özellikle de güneydoğu cephesi halen ayaktayken kuzey surları daha fazla tahribata uğramıştır. İç içe geçmiş üç sıra sur nizamıyla korunan kalenin; muhafız evleri, zindan ve kayaya oyulmuş büyük bir tahıl ambarını barındıran dış bölümü ile bey sarayları ve komuta merkezinin yer aldığı "Ehdemek" adlı iç kalesi bulunmaktadır.











