Günümüzde Pertek Kalesi, Tunceli ilinin Pertek ilçesi sınırlarında, Murat Nehri kıyısında yükselen bir tepe üzerinde inşa edilmiş olup, Keban Barajı'nın yapılmasıyla birlikte sular altında kalan eski yerleşim alanı nedeniyle ada görünümü kazanmıştır. Pertek yer adının kökeni ve tarihsel lokalizasyonu konusunda mevcut literatürde kesin ve ortak kabul görmüş bir görüş bulunmamaktadır. Yerleşimin Asur ve Urartu yazılı kaynaklarında açık biçimde anılmaması ya da farklı bir adla kaydedilmiş olmasına rağmen bunun henüz tespit edilememiş olması, konunun açıklığa kavuşmasını güçleştirmektedir. Bu bağlamda, Hitit metinlerinde geçen "Pittiarik" adlı yerleşimin Pertek ile ilişkilendirilebileceği yönündeki öneri, konuya dair ileri sürülen en erken ve sınırlı yorumlardan biri olarak öne çıkmaktadır.
Pertek adının kökenine ilişkin ilk dikkat çekici yorumlardan biri Evliya Çelebi'ye aittir. Evliya Çelebi, kalede bulunduğunu ifade ettiği bir karakuş heykelinin Moğol dilinde "Pertek" olarak adlandırıldığını ileri sürmektedir. Ancak bu heykelin varlığına dair somut kanıtların bulunmaması, bu açıklamanın etimolojik açıdan zayıf kalmasına neden olmaktadır. Buna karşılık, daha sonraki araştırmalarda öne çıkan ve daha makul kabul edilen görüşlerden biri, ismin Ermenice "küçük kale" veya "kalecik" anlamına gelen "pertag" sözcüğüyle ilişkili olabileceği yönündedir. Bunun yanı sıra, Moğolca "karakuş" anlamına geldiği ileri sürülen "per-teng" köküyle bağlantı kurulmaya çalışılsa da, bu yaklaşım daha çok rivayet düzeyinde kalmaktadır.
Pertek ve çevresi, tarih boyunca farklı siyasi güçlerin hâkimiyetine sahne olmuş çok katmanlı bir yerleşim alanıdır. Arkeolojik ve tarihsel veriler, bölgenin en geç MÖ 8. yüzyılda Urartu egemenliği altına girdiğini ve kalenin ilk inşa evresinin bu döneme kadar uzanabileceğini düşündürmektedir. Daha sonraki süreçte bölge sırasıyla Ahamenişler, Büyük İskender ve onun ardından gelen Hellenistik krallıkların kontrolüne geçmiş; Selevkos hâkimiyetinin sona ermesiyle birlikte yerel Ermeni satraplıklarının idaresine girmiştir. MÖ 1. yüzyıl ortalarında Roma egemenliğine giren Pertek, Roma İmparatorluğu'nun bölünmesinin ardından Bizans sınırları içinde kalmış, ardından Sasani, Emevi ve Abbasi hâkimiyetleriyle farklı siyasal süreçler yaşamıştır. Orta Çağ'da Selçuklular ve Karakoyunlular döneminde önemli bir ticaret ve geçiş noktası haline gelen yerleşim, bu işlevini Osmanlı döneminde de sürdürmüştür.
Kalenin mevcut mimari özellikleri ve çok katmanlı yapısı, farklı dönemlerde onarım ve eklemeler geçirdiğini göstermektedir. İç içe iki sur sistemine sahip olan kalede, surlar arasında çeşitli yapı kalıntıları tespit edilmektedir. Güney cephede kesme taşlar arasına yerleştirilen kırmızı tuğla ve mavi çini parçaları, özellikle geç dönem onarımlarına işaret eden dikkat çekici unsurlar arasındadır. Ayrıca kalede bir sarnıç ve çeşitli yapı kalıntılarının varlığı, yerleşimin uzun süreli kullanımına işaret etmektedir.
Yerel anlatılarda, kalenin İslam fetihleri sırasında Halid bin Velid tarafından onarıldığı ve daha önce var olduğu ileri sürülen karakuş heykelinin kaldırılarak yerine kitabe konulduğu ifade edilmektedir. Ancak bu tür anlatılar, tarihsel verilerden ziyade sözlü geleneğin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.





