Van'ın Erciş ilçesi güneyindeki Çelebibağı mevkiinde, Van Gölü kıyısındaki düz bir alanda Tacal-Din Ali Şah tarafından inşa ettirilen Erciş Kalesi ve tarihî Erciş şehri, bölgenin jeomorfolojik ve stratejik dinamiklerini yansıtan önemli bir yerleşim alanıdır. Kökeni Urartulara (Urartu Kralı II. Argişti dönemi) ve Luwi dilindeki "Arsissa" (Akarsu Kenti) kavramına dayandırılan Erciş; tarih boyunca Urartu, Selçuklu, Karakoyunlu ve Osmanlı gibi çeşitli medeniyetlerin idaresinde kalmış, 17. yüzyılda Evliya Çelebi'nin notlarında Adilcevaz kapısı, Kara Yusuf Camisi, 1000 kadar evi, dükkânları ve işlek limanıyla dönemin canlı bir ticaret merkezi olarak tanımlanmıştır.
Ancak Van Gölü su seviyesinin belirli periyotlarla dalgalanması sonucunda, 1838-1841 yılları arasında yükselen göl suları kaleyi ve etrafındaki şehir dokusunu basmış; ahali Pulur, Çelebibağı ve Kasımbağı köyleri ile yaklaşık 3 km kuzeyde daha yüksek bir kotta yer alan Akantz (Akans) mevkiine taşınarak bugünkü Erciş'in nüvesini oluşturmuştur. 19. yüzyıl sonlarında Cuinet verilerine göre yaklaşık 2.179 kişilik kozmopolit nüfusuyla bağcılık ve tarıma dayalı bir iktisadi yapı sergileyen tarihî Erciş Kalesi, günümüzde göl sularının çekilip yükselmesine bağlı olarak zaman zaman sular altında kalan yıkılmış sur kalıntılarıyla varlığını sürdürmektedir.





