Urartu Krallığı'nın en görkemli savunma ve yerleşim merkezlerinden biri olan Kef Kalesi, Bitlis ili Adilcevaz ilçe merkezinin yaklaşık 5-6 km kuzeyinde konumlanmaktadır. Deniz seviyesinden 2270-2300 metre, mevcut şehir merkezinden ise 550 metre yükseklikte bulunan kale, Süphan Dağı'nın volkanik faaliyetleri sonucunda biçimlenmiş, sarp ve dik bir tepe üzerinde yükselmektedir. Sarp topoğrafyası sayesinde doğal bir koruma kalkanına sahip olan kale; güney yönünde Adilcevaz'ın verimli tarım bahçelerine ve hayvancılık faaliyetleri açısından hayati önem taşıyan yaylalara hâkim bir konumdadır. Çevredeki tepelerden Malazgirt Ovası'nın da izlenebildiği bu stratejik nokta, Van Gölü havzası ile Erciş-Bitlis arasındaki ana ulaşım hatlarını bütünüyle kontrol altında tutmaktadır.
Urartu çiviyazılı metinlerinde "Haldiei URUKUR" yani Haldi'nin Şehri olarak anılan Kef Kalesi; anıtsal ölçekleri, topoğrafik yapısı ve mimari bileşenleri bakımından Urartu arkeolojisinde seçkin bir yere sahiptir. Yerleşim şeması; idari ve dini mekanları barındıran, etrafı müstakil savunma hatlarıyla çevrili Yukarı Şehir yani sitadel ile daha geniş bir alana yayılan Aşağı Şehir olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Toplam uzunluğu 2 kilometreyi bulan dış surlarla birlikte kentin toplam yayılım alanı en az 16 hektarlık bir sahayı kapsamaktadır. MÖ 8. yüzyılda, özellikle krallığın güneybatı sınır hattını tahkim etmek üzere inşa edilen kale, Urartu devletinin çöküşünün ardından da stratejik önemini yitirmemiş ve sonraki yüzyıllarda Romalılar tarafından da askeri gayelerle yeniden kullanılmıştır.
Kef Kalesi'ndeki sistemli arkeolojik kazılar, 1964-1972 yılları arasında B. Öğün ve E. Bilgiç başkanlığındaki heyetler tarafından yürütülmüştür. Bu araştırmalar, özellikle kuzeydeki en yüksek teras üzerinde yükselen anıtsal saray yapısına odaklanmıştır. Doğu-batı aksında yaklaşık 2.8 hektarlık bir alana yayılan saray kompleksi, toplamda 140 odadan oluştuğu tahmin edilmekte olup günümüze kadar 30 odası tamamen açığa çıkarılmıştır. Aşağı salondaki kazılarda ele geçen mavi, kırmızı, sarı ve beyaz renkli duvar resmi parçaları, iç mekân duvarlarının zengin fresklerle bezendiğini göstermektedir.
Kef Kalesi, askeri işlevinin yanı sıra bölgenin en önemli ekonomik ve tarımsal depolama üssü olarak tasarlanmıştır. Sarayın güney bölümünde yoğunlaşan depolama birimlerinde yapılan kazılarda, üç farklı oda içerisinde toplam 170 adet devasa depolama küpü yani pitos ele geçirilmiştir. Yapının idari niteliğini ve inşa sürecini aydınlatan en önemli veri ise saraydaki kabartmalı bazalt blokların üst kısımlarına kazınmış olan çiviyazılı metindir. Bu yazıt, kalenin doğrudan Urartu Kralı II. Rusa'nın hükümdarlık döneminde, baş tanrı Haldi'nin emir ve arzusu doğrultusunda inşa ettirildiğini açıkça belgelemektedir.











