Günümüzde Bingöl-Genç karayolunun 18. kilometresinde, Murat Nehri kıyısında ve Genç Köprüsü'nün batı yakasında yer alan kale kalıntısı, bölgenin tarihî ve stratejik önemini yansıtan önemli yapılardan biridir. Bu yapı, literatürde Genç Kalesi ya da Sebetaria olarak anılmakla birlikte Diziktepe Kale Kalıntısı adıyla da bilinmektedir. Kaleden ilk söz eden kişi Evliya Çelebi'dir. Seyahatnamesinde kaleyi Murat Nehri kenarında yükselen, büyük taşlarla inşa edilmiş, burç ve kuleleri bulunan ve beşgen planlı eski bir yapı olarak tasvir eder. İçinde evlerin bulunduğunu ancak bağ ve bahçesinin olmadığını, cami, erzak ambarları, cephanelik ve su sarnıçları gibi unsurlar barındırdığını belirtir.
Kale, Murat Çayı'nın kuzeybatısında yer almakta olup nehir doğu tarafından akarak yapının yaklaşık üçte ikisini aşındırmıştır. Bu aşınma sonucu kulelerden birinin nehre düştüğü anlaşılmaktadır. Günümüzde kaleden geriye yalnızca bazı duvar kalıntıları ve bu duvarlara ait moloz taş yığınları kalmıştır. Kalenin büyük bölümü günümüzde toprak altında kaldığı için tam ölçüleri belirlenememektedir. Ancak açığa çıkarılabilen kısımlara göre iç kalenin güneydeki giriş cephesi yaklaşık 40 metre uzunluğundadır. Batıdaki beden duvarı yaklaşık 165 metre, Murat Nehri'ne bakan doğu kesimi ise yaklaşık 115 metre uzunluğa sahiptir.
Yapım tekniği açısından kale, kısmen moloz taş ve kısmen düzgün kesme taş kullanımıyla inşa edilmiştir. Taşlar arasındaki harç da Ortaçağ yapı özellikleri göstermektedir. Bu durum, yapının mevcut kalıntılarının Ortaçağ'da yeniden kullanılmış ya da onarım görmüş olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte kalenin kökeni çok daha eskiye, Urartu dönemine kadar uzanmaktadır. Nitekim bu yapı, Urartu Kralı Menuas tarafından Bingöl yaylalarını kontrol altında tutmak amacıyla inşa edilen üç önemli kaleden biri olarak değerlendirilmektedir. Kalenin konumu, Güneydoğu Anadolu ile Doğu Anadolu arasında bağlantı sağlayan Genç-Diyarbakır yolu üzerinde bulunması nedeniyle son derece stratejiktir.








